Video izleme platformu Amazon Prime Video‘nun çekilecek ilk Türk dizisinin Orhan Pamuk‘un ünlü romanı Masumiyet Müzesi olacağı iddia ediliyor. Buna göre dizinin başrolünde Çağatay Ulusoy olacak.

Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un kült romanı Masumiyet Müzesi dizi mi oluyor? İddialara göre dizinin başrolünde Çağatay Ulusoy‘un yer alacağı konuşuluyor. Dizide Çağatay Ulusoy’a Pınar Deniz’in eşlik edeceği de iddialar arasında. TV dünyasından gelişmeler ve haberler aktaran Ranini’nin Twitter’dan yaptığı duyurulara göre, proje 2 yıldır gündemde. Proje, Erik Barmack ve OGM Pictures ortak yapımı olacak. Dizinin başrolünde yer alacak olan Çağatay Ulusoy, ayrıca projenin yapım ortağı da olacak.

Netflix’in rakip video servisi Amazon Prime Video için çekileceği belirtilen ilk türk dizisinde Çağatay Ulusoy’a Pınar Deniz’in eşlik edeceği belirtiliyor. Pınar Deniz‘in kısa bir süre önce Netflix’te yayınlanan Aşk 101’de de rol aldığını belirtelim. Çağatay Ulusoy’un bu dizide rol alması durumunda Amazon Prime Video üzerinden de dünyaya açılacağını söyleyelim. Ünlü oyuncu Netflix’in ilk Türk dizisi Hakan: Muhafız‘da da rol almıştı. Amazon Prime Video’daki ilk Türk dizisi olacağı konuşulan Masumiyet Müzesi’nin ne zaman yayınlanacağı ise henüz bilinmiyor. Ancak kaynaklar dizinin 2021 yılında yayına başlayabileceğini söylüyor. Dizi hakkında yeni detaylar geldiğinde sizlerle paylaşacağız. Dizide bahsi geçen başrol oyuncu Çağatay Ulusoy hakkındaki yorumlarınızı bekliyoruz.

Amazon'un İlk Türk Dizisi: Masumiyet Müzesi

İlk Türk Dizisi Masumiyet Müzesi’nin konusu ne?

2008 yılında okuyucuyla buluşan Masumiyet Müzesi, bir aşk romanı. Nişantaşı’lı şehirli zengin bir genç adam Kemal’in, uzak akrabası fakir bir kız Füsun’a duyduğu uzun yıllar süren tutkulu aşkı anlatıyor. Kemal kendi sosyo-ekonomik düzeyindeki Sibel ile evlenecektir fakat Füsun’u bir türlü aklından çıkaramaz. Aradan geçen yıllarda Füsun, Kemal’den uzakta kendine bir yaşam kurar ve hayata karışır, fakat Kemal için hayat tamamen kendisinden uzaktaki Füsun olur. Tüm ayrıntılarıyla incelikli bir şekilde işlenmiş aşk, tutku, özlem, umutsuzluk ve umut dolu sarsıcı bir öykü.

İstanbul’da kitabın aynı ismini taşıyan bir de müzesi bulunmaktadır.

Masumiyet Müzesi romanının arka kapağı

1975’te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen, İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun’un hikâyesi: Hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, Masumiyet Müzesi, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak.

Masumiyet Müzesi’ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz.

Romanı yazdıktan dört yıl sonra, 2012’de, Pamuk romanıyla aynı adlı müzeyi Çukurcuma’da açtı. Şimdiye dek on binlerce ziyaretçinin gezdiği müze için ünlü sanat tarihçisi Simon Schama, Financial Times gazetesine yazdığı yazıda, “Dünyadaki en güçlü, en güzel, en insanî ve en etkileyici çağdaş sanat eseri,” diye yazdı. “Aynı zamanda hem şiir hem karamizah gibi; hem zarif ve şefkatle dolu, hem de kutu kutu, vitrin vitrin, estetik olarak muhteşem.”

Romanın özeti

Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un birbirinden güzel birçok romanı bulunuyor fakat eserlerinden en dikkat çekeni kuşkusuz Masumiyet Müzesi kitabı. Bunun başlıca nedeni ise gerçekliğe en yakın roman olması diyebiliriz. Okurken klasik bir roman gibi başlıyor fakat daha sonra sanki gerçek bir hikaye okuyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz ve kitabın sonunda bu his daha da pekişiyor. Dahası romanda geçtiği gibi Masumiyet Müzesi adında bir müzenin olması gerçeği okuru daha da şaşırtıyor.

Masumiyet Müzesi kitabında aslında Yeşilçam tadında sıradan bir aşk hikayesi anlatılıyor. Zengin bir ailenin oğlu olan Kemal Füsun adında uzaktan akrabası olan fakir bir kıza aşık olur. Kemal nişanlanma arifesindedir fakat daha ilk görüşte Füsun’a aşık olur ve onu her seferinde görmeye çalışır. Aralarındaki ilişki ilerler ve gizli gizli buluşmaya başlarlar. Fakat Kemal nişanlısından kurtulamaz ve onunla nişanlanmak zorunda kalır. Bunun üzerine bir daha Füsun’u göremez. Sürekli buluştukları daireye gider ama Füsun artık gelmez. Füsun’un yokluğuna dayanamayan Kemal nişanı atar ve zamanını Füsun’un eşyaları ile geçirmeye başlar.

Kemal babasını kaybetmenin acısını yaşarken eve gelen bir mektup ile yeniden hayat bulur. Füsun’un ailesinden bir taziye mektubu gelir ve bunun üzerine Kemal mektuptaki adrese gider. Fakat adrese vardığında Füsun’un evlendiğini öğrenir. Buna rağmen Füsun’dan vazgeçmez ve onu görebilmek için çeşitli bahaneler ile etrafında olmaya devam eder.

Kemal her ne kadar Füsun ile yeniden yakınlaşmak için her şeyi yapsa da Füsun’dan pek karşılık görmez. Bunun üzerine her seferinde Füsun’un bir eşyasını çalar ve biriktirir.

Kemal aynı zamanda Füsun’un kocasının filmi için tüm maddi imkanlarını kullanır. Füsun başrolde oynamak ister fakat kocası bunu kabul etmez. Onun yerine hoşlandığı başka bir kadını oynatır ve bunun üzerine evlilikleri bitme noktasına gelir. Kemal bu fırsatı kullanır ve Füsun’a olan ilgisini daha da arttırır. Füsun bunun üzerine bazı şartlar karşılığında Kemal ile evlenmeyi kabul eder. Bunun üzerine Kemal ve Füsun sözlenirler.

Kemal hayalinin gerçekleşmesi mutluluğu ile Füsun ve annesini tatile götürmeye karar verir. Fakat yolda kaza yaparlar ve Füsun hayata veda eder. Ağır yaralanan Kemal iyileştikten sonra Füsun’un yokluğunun acısına fazla dayanamaz. Bunun üzerine bir zamanalar Füsun’dan gizlice topladığı eşyalardan bir müze yapar. Dahası Orhan Pamuk’a mektup yazarak bu hikayenin roman olarak yazılmasını talep eder ve ortaya bu roman çıkar.

Ayrıca Filme Gitmeden Önce kanalının Amazon’un yapacağı ilk Türk dizisi Masumiyet Müzesi’yle ilgili videosunu izlemediyseniz sizleri şöyle alalım: https://www.youtube.com/watch?v=xOaHerfto0o

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like